Blog'a Dön

İlham

Atölyeden: Nazife Ünal Tekin'in Yaratım Süreci ve Çalışma Biçimi

Seramikten tuvale, tuftingden el yapımı tasarımlara: bir eser atölyede nasıl doğuyor? Işık, malzeme, ilk taslak ve bir siparişin gerçek hikâyesi.

Nazife Ünal Tekin 4 dk okuma

Güncellendi:

Atölyeden: Nazife Ünal Tekin'in Yaratım Süreci ve Çalışma Biçimi

Peck Art Studio'daki her eser tek bir kişi tarafından üretiliyor. Siparişi alan, taslağı çizen, ipliği geçiren ve paketleyen aynı kişi. Bu, süreci hem yavaş hem çok kişisel yapıyor.

Bu yazı o sürecin içinden yazılmış notların derlemesi: bir fikir nasıl esere dönüşüyor, ışık neden bu kadar belirleyici, malzeme neyi dayatıyor ve tamamlanmış bir iş birinin evine girdiğinde ne oluyor.

Zanaat temeli#

Nazife Ünal Tekin'in üretim çizgisi seramikten geliyor. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde seramik eğitimi aldı; ardından Necmettin Erbakan Üniversitesi'nde Resim-İş Öğretmenliği okudu.

Bu ikilinin pratikteki karşılığı şu: seramik, malzemenin kendi kurallarını dayattığı bir alan. Çamur ne isterse onu yapıyorsunuz; zorladığınızda kırılıyor. Bu alışkanlık tuftinge de resme de taşınıyor, malzemeye ne yaptırmak istediğinizden çok, malzemenin ne yapabildiğine bakmak.

Peck Art Studio bu yüzden tek bir teknikle sınırlı değil: seramikten tuvale, tuftingden el yapımı tasarımlara uzanan bir aralıkta çalışıyor.

Bir fikirle başlar#

Her iş bir taslakla başlıyor ve o taslak neredeyse her zaman bir sadeleştirme çalışması.

Özellikle tuftingde bu zorunlu: yüzeydeki en küçük birim ipliğin kalınlığı olduğu için ince detay taşınamıyor. Yani tasarım aşaması aslında "neyi çıkaracağız" aşaması. İyi bir tufting deseni, çıkarılabilecek her şey çıkarıldıktan sonra geriye kalan.

Resimde bu sınır yok ama başka bir disiplin var: yüzey hazırlığı. Astar atlanırsa boya lifin içine giriyor ve renk yıllar içinde solgunlaşıyor. Tuval çeşitlerini ve yağlı boyanın nasıl çalıştığını ayrı yazılarda anlattım.

Işık: en çok göz ardı edilen değişken#

Atölyede en çok fark yaratan şey, çoğu kişinin hiç düşünmediği bir şey: hangi saatte çalıştığınız.

Yaz aylarında atölyenin ışığı tamamen değişiyor. Sabah dokuzda pencereden giren ışık, kışın hiç görmediğim bir sarıya bürünüyor ve bu, elimdeki ipliklerin rengini bambaşka gösteriyor.

Bu yüzden bazı günler sabah erken çalışmayı tercih ediyorum; ışık henüz sertleşmeden renkleri daha gerçek hâliyle görebiliyorum. Öğleye doğru güneş tam tepeye geldiğinde iplik kutularını gölgeye alıyorum, çünkü doğrudan ışıkta renk seçimi yapmak beni hep yanıltmıştır.

Resim tarafında da benzer bir şey oluyor. Yazın canlı ve doygun renkler bana daha yakın geliyor; kışın toprak tonlarına ve griye kayıyorum. Sanırım dışarıdaki mevsim, fark etmeden elimdeki fırçaya da sızıyor.

Aynı mesele eseri satın alan kişi için de geçerli: bir eser kuzeye bakan bir odada soğuk, güneye bakanda sıcak görünüyor. Renk seçimini ayrı bir yazıda anlattım.

Malzemeyle diyalog#

Tufting ve resim ilk bakışta çok farklı iki teknik gibi görünse de ikisi de aynı köke dayanıyor: yüzeyi anlamla doldurmak. İplikler kadar fırça darbeleri de bir duyguyu taşıyor.

Aradaki fark ışıkta ortaya çıkıyor. İplik ışığı emiyor ve yumuşak, üç boyutlu bir doku veriyor; renk geçişlerinde büyük özgürlük tanıyor ve modern iç mekânlara sıcaklık katıyor. Boya ise ışığı yansıtıyor, daha keskin ve daha grafik duruyor.

İkisi bir araya geldiğinde ortaya çıkan şey yalnızca görsel bir uyum değil, dokunsal bir deneyim. Duvarda hem bakılan hem hissedilen bir eser oluyor. Tufting ile resim arasındaki seçimi ayrı bir yazıda karşılaştırdım.

Atölyede bir gün#

Tufting bir işte gün, gergiyle başlıyor. Taban kumaşı ahşap bir gergiye geriliyor ve bu adım aceleye gelmiyor: gerginlik her noktada eşit olmak zorunda, yoksa yüzey dalgalanıyor ve o dalga sonradan düzelmiyor.

Sonrası uzun ve tekrarlı. Bir metrekarelik yüzeyi doldurmak, desenin yoğunluğuna göre bir ile üç gün sürüyor. Çalışırken kumaşın ters yüzüne bakılıyor, yani ürettiğiniz yüzeyi üretirken görmüyorsunuz. Tuftingin en çok pratik isteyen tarafı bu.

En sevdiğim aşama tıraşlama. Gergiden inen yüzey henüz dağınık; az kesip bakmak, tekrar az kesmek gerekiyor, çünkü alınan iplik geri gelmiyor. Eserin son görüntüsünü en çok belirleyen adım bu. Yedi aşamanın tamamını ayrı bir yazıda anlattım.

Bir siparişin hikâyesi#

Bir müşterimiz yeni taşındığı ev için bir şeyler yapmak istediğini söyleyerek aradı. Telefonda uzun uzun evin ışığından ve duvarların renginden bahsetti; net bir tarif değildi, daha çok "orada oturunca kendimi iyi hissetmek istiyorum" gibi bir duyguydu.

Ona göre bir tasarım önerdik: sıcak toprak tonlarında, yumuşak geçişli bir tufting panel. İlk taslağı gönderdiğimizde tereddüt etti, "çok mu sade" diye sordu. Birlikte küçük bir revizyon yaptık, bir iki tonu derinleştirdik.

Panel evine ulaştığında kısa bir mesaj attı: "Eve girer girmez ilk baktığım yer burası oldu."

Bizim için asıl karşılık bu cümle. Büyük teşekkürlerden çok, birinin evinde kendini iyi hissetmesi.

Bu tür hikâyeler atölyede neden bu kadar özenli çalıştığımızı hatırlatıyor. Her sipariş, birinin gündelik hayatına küçük bir dokunuş.

Neden tek kişi üretiyor#

Sürecin bu kadar yavaş olmasının sebebi basit: aynı anda iki iş tuftinglenemiyor. Kuruma bekleyen bir işin yanında başka bir işe başlamak mümkün, ama üretimin kendisi bölünmüyor.

Bunun karşılığı da var: siparişi alan kişi ile ipliği geçiren kişi aynı olduğu için, tasarım aşamasındaki bir konuşma doğrudan yüzeye yansıyor. Aracı yok.

Ortalama teslim süresi 21 gün ve bu sürenin gerçek olmasının sebebi de bu. Sipariş sürecini ayrıntılı anlattım.

Atölyeyi görmek#

Üretim sürecini yakından merak ediyorsanız tamamlanmış işleri galeride görebilirsiniz; her eserin tekniği, ölçüsü ve yılı sayfasında yazılı. Koleksiyonu nasıl gezeceğinizi ayrı bir yazıda anlattım.

Kendi ölçünüz ve görselinizle bir iş düşünüyorsanız özel sipariş sayfasından başlayabilir, sanatçı hakkında daha fazlasını hakkımızda sayfasından okuyabilirsiniz.

  • Nazife Ünal Tekin
  • atölye
  • yaratım süreci
  • sanatçı
  • el yapımı
Paylaş

Sıkça Sorulan Sorular

Nazife Ünal Tekin kimdir?

Peck Art Studio'nun kurucusu ve sanatçısı. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde seramik, ardından Necmettin Erbakan Üniversitesi'nde Resim-İş Öğretmenliği eğitimi aldı. Seramikten tuvale, tuftingden el yapımı tasarımlara uzanan bir aralıkta çalışıyor.

Eserleri kim üretiyor?

Hepsini tek bir kişi. Siparişi alan, taslağı çizen, ipliği geçiren ve paketleyen aynı kişi. Aynı anda iki iş tuftinglenemediği için süreç yavaş ilerliyor; buna karşılık tasarım aşamasındaki bir konuşma doğrudan yüzeye yansıyor, arada aracı yok.

Bir eser üretmek ne kadar sürüyor?

Ortalama 21 gün. Tufting aşamasının kendisi, bir metrekarelik yüzey için desenin yoğunluğuna göre bir ile üç gün alıyor; geri kalan süre tasarım, gergi kurulumu, astar kuruması, tıraşlama ve kenar bitişine gidiyor.

Atölyede ışık neden bu kadar önemli?

Renk seçimi tamamen ışığa bağlı. Yaz sabahı dokuzda pencereden giren ışık kışın görülmeyen bir sarıya bürünüyor ve ipliklerin rengini bambaşka gösteriyor. Bu yüzden renk kararları ışık sertleşmeden, sabah erken saatlerde veriliyor ve öğlen iplikler gölgeye alınıyor — doğrudan ışıkta renk seçmek yanıltıyor.

Tasarım aşamasında söz sahibi olabiliyor muyum?

Evet ve en önemli aşama bu. Taslak gönderiliyor, üzerinde birlikte revizyon yapılıyor. Tasarım aşamasında her şey değişebiliyor; kumaşa aktarıldıktan sonra renk hâlâ ayarlanabiliyor ama kompozisyon zorlaşıyor, astar sürüldükten sonra ise değişiklik yapılamıyor.

Beğendiğiniz bir esere mi göz koydunuz?

Galerideki tufting, resim ve el yapımı eserlerin tamamını keşfedin.

Galeriye Git