İlham
Suluboya Nedir? Pigment, Kağıt ve Şeffaflığın Mantığı
Suluboya neden şeffaftır, tüp ile tablet boya nasıl ayrışır, kağıt gramajı ve dokusu ne değiştirir? Tekniğin mantığı ve suluboya eser alırken bakılacaklar.
Güncellendi:

Suluboya, pigmentin arap zamkıyla bağlanıp suyla inceltilerek kağıda sürüldüğü bir boya tekniğidir. Diğer boyalardan ayıran özelliği örtücü olmaması. Yağlı boya ve akrilik alttaki katmanı kapatır, suluboya kapatmaz; ışık boya tabakasından geçer, kağıdın beyazına çarpar ve geri döner. Resimdeki parlaklık boyanın değil, kağıdın parlaklığıdır.
Kutunun içinde ne var#
İki bileşen yeterli: renk veren pigment ve onu kağıda tutturan bağlayıcı. Suluboyada bağlayıcı arap zamkıdır, akasya ağacının reçinesinden elde edilir. Kuruduğunda saydam kalan bir film oluşturur, pigment tanecikleri bu filmin içinde asılı durur.
Boyaya ayrıca gliserin veya bal katılır. Bunlar boyanın kuruduktan sonra tekrar suyla çözülebilmesini ve kırılıp dökülmemesini sağlar. Suluboyanın kuruduktan sonra bile ıslatılınca yeniden çalışabilir olmasının sebebi bu.
Pigment miktarı öğrenci ve sanatçı kalitesi boyalar arasındaki asıl farktır. Öğrenci serilerinde pigment oranı düşüktür ve boşluk dolgu maddesiyle kapatılır; kağıtta soluk, gri bir iz bırakır. Aynı rengi doyurmak için üst üste kat atmanız gerekir ve her kat kağıdın yüzeyini biraz daha yorar.
Tüp mü tablet mi#
Tablet boya kurutulmuş hâlde satılır. Fırçayı ıslatıp üzerine sürterek boyayı çözersiniz. Taşıması kolaydır, kurumaz, kutu kapandığında iş biter. Küçük çalışmalarda ve dışarıda resim yaparken pratik.
Tüp boya nemli macun kıvamındadır. Paletten daha çok pigmenti daha hızlı alırsınız. 30x40 santimlik bir kağıdın gökyüzünü tek seferde yıkamak istiyorsanız tablet boyayı sürtüp yeterli miktarı toplamak zaman alır, tüp burada belirgin şekilde avantajlı.
Renk kalitesi açısından ikisi arasında zorunlu bir fark yok. Aynı marka, aynı pigment, iki farklı ambalaj.
Kağıt tekniğin yarısı#
Suluboyada kağıt taşıyıcı değil, malzemenin kendisi.
Gramaj ilk kararınız. 190 gramın altındaki kağıt ıslandığında dalgalanır ve kuruduğunda o dalga kalır. 300 gramlık kağıt çoğu çalışmada germeye gerek kalmadan düz durur. Arada kalan 250 gram civarı kağıtlar orta yoğunlukta su kullanımına dayanır.
İkinci karar lif cinsi. %100 pamuk kağıt suyu emer ve tutar, boyayı yüzeyde daha uzun süre hareket ettirebilirsiniz, silme ve açma işlemlerine dayanır. Selüloz kağıt daha ucuzdur ama suyu hızlı iter, geçişler sertleşir.
Üçüncüsü doku. Cold press yani soğuk pres kağıt orta dokuludur, en yaygın tercihtir; doku boyayı tutar ve kuru fırça çalışmalarında kendini gösterir. Hot press yani sıcak pres kağıt düz ve pürüzsüzdür, ince detay ve keskin çizgi için uygundur, ama boya üzerinde daha hızlı kayar. Rough kağıt en kaba dokulu olanıdır ve manzarada dağınık, kırık kenarlı izler verir.
Fırçalar#
Suluboya fırçasından beklenen tek şey su tutmasıdır. Sincap kılı en çok suyu tutar ama ucu yumuşaktır ve kontrol istemez. Samur kılı hem su tutar hem ucu toparlar, geleneksel tercih budur. Sentetik fırçalar ucuzdur ve suyu daha az tutar, kısa aralıklarla yeniden boyaya batırmak gerekir.
Pratikte üç fırçayla uzun süre idare edilir: 25 milimetrelik yassı bir yıkama fırçası, 10 numara yuvarlak, 4 numara yuvarlak. Fırça sayısını artırmak resmi iyileştirmiyor, su kontrolünü öğrenmek iyileştiriyor.
Islak üstüne ıslak ve kuru fırça#
Islak üstüne ıslak teknikte kağıt önce suyla ıslatılır, boya bu ıslak yüzeye bırakılır ve kendi kendine yayılır. Kenarlar yumuşak çıkar, gökyüzü ve sis bu yolla yapılır. Zorluğu zamanlamada: kağıdın nem oranı azaldıkça boya yayılmayı bırakır. Elinizde çoğu zaman yarım dakikalık bir pencere var. Kağıt yarı kurumuşken müdahale ederseniz kenarları tırtıklı, karnabahara benzeyen bir leke oluşuyor ve o leke kalıcı.
Kuru fırça bunun tersidir. Fırçadan suyu alıp yoğun boyayı dokulu kağıdın tepelerine sürersiniz; boya çukurlara inmez, kırık ve dağınık bir iz kalır. Ağaç kabuğu, dalga köpüğü ve eskimiş yüzeyler bu şekilde çıkar.
İkisi arasında yatan asıl beceri suyu ölçmek. Fırçadaki su miktarını kontrol edemeyen bir kişi hangi tekniği denerse denesin sonucu tahmin edemez.
Neden düzeltmesi zor#
Akrilikte yanlış giden bir alanın üstünü örtebilirsiniz, boya kapatır. Suluboyada örtücü katman yok. Pigment kağıdın lifine giriyor ve orada kalıyor.
Bir de beyaz meselesi var. Suluboyada beyaz genelde boya değil, boyanmadan bırakılan kağıdın kendisi. Yani ışığın nereye düşeceğine ilk fırça darbesinden önce karar vermeniz gerekiyor. Maskeleme sıvısıyla o alanları kapatmak mümkün ama sıvı kalktığında kenarlar sert olur ve her kağıt bu işleme aynı tepkiyi vermez.
Silme yapılabilir. Nemli fırçayla yumuşatıp temiz bezle almak rengin bir kısmını kaldırır. Ama phthalo mavisi ve alizarin kırmızısı gibi boyayıcı pigmentler lifin içine işler, tam çıkmaz. Kağıdın yüzeyi de her silmede biraz aşınır, üçüncü denemede tüylenmeye başlar.
Bu zorluk suluboyanın kusuru değil, karakteri. Geri alınamayan bir teknikte her fırça darbesi bir karar oluyor.
Suluboya eser alırken nelere bakılır#
Suluboya, ışığa en hassas resim türlerinden biri. Bir eseri satın alıyorsanız şunlara bakın:
- Işık haslığı. Sanatçının kullandığı boyaların ışığa dayanıklı pigmentlerden seçilip seçilmediğini sorun. Dayanıksız pigmentler birkaç yılda gözle görülür şekilde soluyor.
- Kağıt. %100 pamuk ve asitsiz kağıt yıllar içinde sararmaz. Asitli kağıt kenardan kahverengileşir.
- Cam. Suluboya mutlaka cam veya pleksi altında sergilenmeli. UV filtreli cam solmayı geciktirir.
- Paspartu. Asit içermeyen paspartu kullanılmalı ve resmin cama değmemesini sağlamalı. Cama yapışan boya nemle birlikte kalıcı iz bırakır.
- Asılacağı yer. Doğrudan güneş alan duvar, kalorifer üstü ve banyo gibi nemli alanlar uygun değil.
Çerçeve ve paspartu kararlarının ayrıntısı tabloya çerçeve seçimi yazısında duruyor. Bir eserin orijinal mi baskı mı olduğunu ayırt etmek istiyorsanız orijinal eser mi baskı mı yazısı bu konuya ayrıca giriyor.
Atölyede suluboya siparişi almıyorum; resim tarafında akrilik kanvas üretiyorum. Akriliğin nasıl davrandığını akrilik boya nedir yazısında anlattım, güncel işleri galeride görebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Suluboya neden şeffaftır?
Bağlayıcı olan arap zamkı kuruduğunda saydam bir film oluşturur ve pigment bu filmin içinde asılı kalır. Örtücü dolgu maddesi bulunmadığı için ışık boya katmanından geçip kağıda ulaşır. Resimdeki parlaklık boyadan değil, kağıdın beyazından gelir.
Suluboya için hangi gramajda kağıt kullanılmalı?
190 gramın altındaki kağıt ıslandığında dalgalanır ve kuruduğunda düzelmez. Çoğu çalışma için 300 gramlık kağıt germeye gerek kalmadan düz durur. %100 pamuk kağıt suyu daha uzun süre tuttuğu için geçişleri yumuşatmayı kolaylaştırır.
Tüp suluboya mı tablet suluboya mı daha iyi?
Renk kalitesi açısından zorunlu bir fark yok, aynı pigment iki farklı ambalajda satılır. Tablet taşımada ve küçük çalışmalarda pratik. Büyük yüzeyleri tek seferde yıkamak istediğinizde tüp daha çok boyayı daha hızlı verdiği için avantajlı.
Suluboya eser güneş görürse ne olur?
Işık haslığı düşük pigmentler birkaç yıl içinde gözle görülür şekilde solar, asitli kağıt kenarlardan sararır. Eseri doğrudan güneş almayan bir duvara asın, UV filtreli cam kullanın ve resmin cama değmemesi için asit içermeyen paspartu tercih edin.
Peck Art Studio suluboya siparişi alıyor mu?
Hayır. Atölyede tufting duvar panosu, tufting zemin halısı ve akrilik kanvas üretiliyor. Suluboya bir bilgi konusu olarak burada anlatılıyor, sipariş kapsamında değil.


